![]()
|
|
|
|
|
|
|
||||
Bu Mektubu okurken, çocukluğumda; sizin hakkınızda anlatılanlar, anılarım ve öğrendiklerimle ilgili olarak ve en başta bunları bizlerin yüreklerine aşılayan, duru tertemiz *bizim zamanımızın öğretmenleri* ile ailemin size verdikleri önemden dolayı, bizlere; nasıl "Atatürkçü" olunacağını ve O’nun nezdinde, Atatürk Milliyetçiliğinin "ne olduğunu" sindirerek öğreten, bütün büyüklerime de yine; sizin nezdinizde "teşekkür" ediyorum.. |
|
|||
|
Bu yazıya binlerce tesekkür ederim.
Önümüze koyduğunuz bu gerçekler karşısında; ben de utandım, kızardım.. Tokat yemiş gibi oldum. 70 yıllık uykumuz; Bizi, ne hallere getirdi. Avuçlarımızdan kayıp, giden yıllar ve değerler.. Bu tokadı; umarım, herkes okur da nerelere geldiklerimizi anlarlar. Artık; düşünüp, aklımızı başımıza almamız gerekir. Bu; böyle devam edemez, etmemelidir! Türkiye Cumhuriyeti'nin değerleri tek tek yok edilmektedir. Bir damla olarak yola çıktım, okyanus olmak için. Teşekkürler sayın M. Şükrü Şeker |
|
||||
|
Sevgili Şükrü Hocam,
Bu harika, gerçekleriyle insanın içini yakan güzel mektubunuza binlerce kez teşekkürler. Sevgili Ulu Önderimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yazılan bu mektuba yorum yaparken ben de çok ama çok utanıyorum… Gazi unvanı, Kemal ve Türk milletinin ona layık gördüğü Ata sıfatlarını kaldırarak sıradanlığı vurgulayan, Kemalizmin yok olmasını isteyen güçlerin isteği doğrultusunda ‘’Mustafa’’ adı ile çekilen belgesel nerelere geldiğimize, kimlerin komutuyla yaşadığımıza acı örnektir! Bize düşen görev ATATÜRK’ün fikirlerine, önderliğinde kurulan cumhuriyet ve kazanımlarına canımız pahasına sahip çıkmak ve daha da ileriye götürmektir. Dilerim bir gün Atatürk’e bu yazdıklarınızın tam tersi, gösterdiği hedeflere bir bir ulaştığımızı anlatan bir mektup daha yazarsınız. Saygılarımla. |
|
||||
|
Sayın Şeker sizi naçizane kutlarım buyazınızdan ötürü. Türkiye Cumhuriyeti kurmak için canını vermeye razı olan, Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası için dünyaya örnek bu kadar şeyleri başaran Ulu Önder'i şimdilerde tartışmaya açanlar umarım bu yazıyı okur ve biraz utanırlar.
Ama bu yazıyı okuyunca şimdilerde bu aşamaya gelmemizin başlangıcının 1950'lere dayandığı sanırım gözünüzden kaçmamıştır. Hiç kimse kusura bakmasın; Adnan Menderes ülkenin şimdiki sıkıntılarının kaynağı olmasına rağmen ne hikmetse, Atatürk kadar tartışılamamıştır. Hatta bazıları da ne hikmetse Adnan Menderes'i "Demokrasi şehiti" ilan etmişlerdir. İşte Menderes'i "demokrasi kahramanı" ilan edenler tabi ki Ulu Önder'i tartışacaklardır. Neyse ki sizin gibi, bizler gibi Atatürkçüler gerçekte çok fazla da; bu ülke bazı yobazların istediği gibi geriye dönüş yaşamıyor. |
|
|||
|
Sayın Hocam..
İronik şikayet mektubunuz için ellerinize, beyninize sağlık hocam. Doğru tespitlerin sadece minik bir kısmıydı tabii bu dile getirdikleriniz. Çok teşekkürler. Ctrl+W uyarınızı biraz yaralayıcı bulduğumu söylemeliyim. Sayın Dargeçit. Menderes'ten daha ne hesap soracaksınız. Asılarak katledildi bir vatan sevdalısı. Afaki, dayanaktan yoksun suçlamalarla ölüsüne de mi ceza vermekten yanasınız? Pes yanii. Biraz tarihe bakalım hep beraber: 1946 da DP kurulmadan öce Menderes CHP milletvekiliydi.(Tek parti) 1945 yılı bütçe görüşmelerinde arkadaşları ile birlikte olumsuz oy kullanmıştır. O zamanlardaki CHP şimdiki AKP nin bire bir kopyasıydı sanki. Devletin borçlarının yanında, yolsuzluk, usülsüzlük, vurgun, karaborsa, adam kayırma almış başını gidiyordu. Demokratik olmayan parti tüzüğüne itirazları vardı. Düşünebiliyormusunuz, "açık oy, gizli sayım" kavramı CHP den mirastır bize. Hür seçimler istiyorlardı, Basından sansürün ve baskının kalkmasını istiyorlardı. Pahalılığın ve halkın yaşam şartlarının kolaylaştırılmasını istiyorlardı Menderes ve arkadaşları. Celal BAYAR, Adnan MENDERES, Fuat KÖPRÜLÜ ve Refik KORALTAN TBMM'ne "dörtlü takrir" adıyla tarihe geçen bir önerge verdiler. Önergede şunlar teklif ediliyordu: “Milli hakimiyetin tek tecelli ettiği yer TBMM’de gerçek bir denetimin temin edilmesi, Anayasa’nın demokratikleşmesi, seçimlerin serbest yapılmasının sağlanması... CHP tüzüğündeki demokratik olmayan maddelerin kaldırılması vb.” Bu demokratik istekler mensubu olduğu hükümet tarafından hoş karşılanmadığı için, tartışmalı bir oturumda "önerge" ret edildi. Önerge sahiplerinden Menderes ve Fuat KÖPRÜLÜ CHP den ihraç edildi.Refik KORALTAN, bu ihraca karşı geldiği için CHP den kovuldu. Celal BAYAR'da bu demokratik olmayan davranışları protesto için, CHP den istifa etti. İstiklal Savaşı sıralarında "Galip Hoca" olarak isim yapan, düşmana karşı halkı örgütleyen Celal BAYAR yeni kurulan partinin genel başkanı oldu. Biyografik, tarihsel sıralamaları sapıtıyorum. Konudan konuya geçerek. Atatürk, İsmat İNÖNÜ'yü Başbakanlıktan azlederek, 25 ekim i937 de yerine Celal BAYAR'ı atamıştır. Atatürk ölünce, İnönü kendini 2. Cumhurbaşkanı olarak seçtirmiştir. İlk icraatı olarak ta, Celal BAYAR'ı 25 ocak 1939 da Başbakanlıktan almak olmuştur. İnönü Cumhurbaşkanı olduğunda ilk işlerinden biri olarak, para ve pullardan Atatürk'ün resmini kaldırarak, kendi resmini koydurmıuştur. Kendisine "Milli şef" ünvanını vermiştir. Bütün il valilerine CHP il başkanı görevi vermiştir. 14 mayıs 1950 de yapılan seçimlerle "yeter söz milletindir" diyen halk CHP diktatöryasına son vermiştir. Arka arkaya üç seçim kazanmıştır DP (Menderes) 1950-1960 arası. CHP ve İnönü bu arada boş durmuyordu tabii. Orduyu Menderes'e karşı kışkırtmakla meşguldü. İhtilalden 3-4 gün önce Çorum Milletvekili Hüseyin ORTAKÇIOĞLU Menderes'e “Beyefendi, hava hiç iyi değil, asker Halk Partisinin kışkırtmalarıyla silahlı müdahalede bulanacak, buna kararlı gözüküyor.” diyerek, yurt dışına kaçmasını söylüyor. Menderes'te cevap olarak; “ Türkiye’nin hiçbir şeyini eksik bırakmadım. Bu milletin menfaatini her yerde muhafaza ettik. Geçmişte hiç olmadığı kadarda bunda başarılı olduk.” diyerek cevap verir ve kaçmayı red eder. Ülkemizin yolları Menderes zamanında yapıldı, hidrolik ve termik santraller yapıldı onun zamanında. Her köye su getirildi, okullar açıldı. Limanlar, fabrikalar onun zamanında yapılmıştır. Şimdiki "miras yedi" hükümetler onun zamanında ülkem adına yapılan yatırımları satarak hizmet yaptıklarının gururuyla yaşıyorlar. Ne yapalım şimdi sayın Dargeçit. Hadi Menderes'e bir suç isnat edelim. "Amerikancıy dı" diyelim mi? |
|
|||
|
Evet Şehittir diyorum. İster demokrasi şehiti diyelim. İster demokrasi kahramanı diyelim. Mekanı cennet olsun.
Dedim. Bitti. Şimdi; Sayın Şeker, bu güzel yazınızdan ötürü teşekkür ediyorum. Atatürk'e yazdığınız mektup, bizlerin duygularını da taşıyor. Menderes'e şehit diyen, Atatürk sevdalısı insanlar da olabiliyormuş. |
|
|||
|
Vermiş olduğunuz bu değerli bilgiler için teşekkür ederim.
Ders niteliğinde buldum. |
|
||||
|
Sayın Taşkıran ve Sayın Arıca, düşüncelerinize saygı gösteriyorum. Burada bunun polemiğine girmek istemiyorum çünkü böyle bir polemiğin Şükrü Bey'in yazısından daha değerli olabileceğini düşünmüyorum.
Bu mektubun özelliğini kaybetmmesi için bu konuda burada polemiğe girmeyelim bence. Ben Adnan Menderes'in iyi bir lider, iyi bir devlet adamı vb olduğu kanaatinde değilim. (Çok uzun araştırmalarım vardır hakkında) Celal Bayar'ın -tabiri caizse- tırnağı olamaz bu konuda. Bu da benim fikrim. Umarım saygı çerçevesinde başka bir forumda bu konuyu tartışırız. Dostlukla... |
|
||||
Ulu Önderimiz M. Kemal ATATÜRK'e yazmış olduğunuz mektubunuzu, defa kereler okudum ve daha da okunması gerektiğine inanıyorum. |
![]() |
| KONUYU BU SİTELERDE PAYLAŞABİLİRSİNİZ.. |
| Seçenekler | |
|
|
|