HABER POTASI
 
"Memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!.." M. Kemal Atatürk
Bekleyiniz...

Geri git   HABER POTASI > Köşe Yazarlarımız > M. Şükrü ŞEKER (Köşe Yazıları)

Konuya Yorumunuz..
 
Bağlantı Adresi (link) Seçenekler
  #1 (Konu/Yorum Adresi)  
Alt 02.08.2009, 10:55
M. Şükrü ŞEKER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Genel Yönetici
 
Üyelik tarihi: 19.05.2008
Yorumlar: 276
Standart 'KÜRT AÇILIMI' Kimin İçin? Hangi Demokrasi?





"KÜRT AÇILIMI" KİMİN İÇİN? HANGİ DEMOKRASİ?



İçişleri Bakanı Beşir Atalay, 29 Temmuz'da İçişleri Bakanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında “Kürt Açılımı”na “Demokratik açılım” adını verdi. “Biz” dediği konuşmasında; “demokratikleşme, insan hak ve özgürlüklerin önündeki engelleri kaldıracak politikaların hayata geçirilmesi için çalışıyoruz” dedi.


Atalay konuşmasını, "Kürt meselesi” olarak adlandırılan meselenin de vatandaşlarımızın demokratik haklarının genişletilmesi ve pekiştirilmesiyle, nerede yaşarsa yaşasın her vatandaşımızın kendisini devletin eşit ve hür ferdi olarak hissetmesini sağlamakla çözülebileceğine biz inanıyoruz” diye sürdürdü.


“Demokratik açılım” adı altındaki bu çalışmaların sürdüğünü, kapsamlı “açılım”ın daha sonra açıklanacağını ifade etti.


Adı ister “Kürt Açılımı” isterse “Demokratik açılım” olsun hepsi aynı kapıya çıkmakta ve her ne hikmetse 15 Ağustos’a yetiştirilerek “tarihi fırsat” olarak servis edilen sözde “tarihi açılım”(!) bu tarihte açıklanacağı dile getirilmekte..



Neden “demokratik? ”

Türkiye Cumhuriyeti bu güne kadar demokratik ülke değil miydi? Ve vatandaşları, bu güne kadar demokratik bir ülkede yaşamıyor muydu? İnsan hak ve özgürlüklerine sahip bir toplum değil miydik?


“İyileştirme” diye servis edilen demokratikleşme; sadece “Kürtlere demokrasi, hak ve özgürlükler” olarak mı düşünülüyor? Etnik yapısı “Kürt” olanlar; İstanbul'da, Ankara'da, Mersin ve Antalya'da yada ülkemizin başka şehirlerinde kendilerini “demokratik” olarak ifade edemiyorlar mı? Seçip-seçilemiyorlar mı? Parti kuramıyorlar mı? Meclise giremiyorlar mı?


Kürt kökenli olup ta, Türkiye Cumhuriyetinde Bakan, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olmadılar mı?


Kürt kökenli vatandaşlarımız bu ülkede sanatçı olmadı mı? Kürt kökenli sanatçılarımıza “etnik” ayrım mı yapıldı?


Hangi Kürt kökenli vatandaşımız ticareti engellendi? Hangi Kürt kökenli işadamının önü kesildi, yatırımı engellendi? Hangisinin hak ve özgürlükleri yok?


Hangi Kürt kökenli vatandaşımız etnik kimliğinden dolayı farklı ceza yasaları ile farklı mahkemelerde yargılandı? Yüce Türk Adaleti etnik kararlar mı verdi?


En önemlisi!.. Hangi vatandaşımız nüfus cüzdanında “etnik” kimliği yazılı?


Bu sorulara verilecek tek bir yanıt var: Herkes yasaların çizdiği çerçevede “demokratik hak ve özgürlüklere” sahiptir!.. Ötesini ifade etmek ancak üniter yapının altına dinamit koymaktır!..



Erdoğan ve Öcalan'ın Kürt açılımında “Yol Haritaları”

Başbakan Tayip Erdoğan ve terörist başı Abdullah Öcalan'ın “Kürt açılımı” ile ilgili açıklayacakları “yol haritaları” medyanın ve Türkiye gündeminden düşmüyor. İşin garip tarafı, başbakan ile terörist başının aynı cümleyi kullanması ve vurguyu yapması, buda endişeye ve rahatsızlığa neden oluyor. Ancak; "devletin" onayı olmadan böyle bir cümlenin kurulabilmesinin dahi mümkün olmadığını saptamamız gerekir.


Gerçi 2002’den bu yana devleti idare edenler, Öcalan’ı "bilerek" sözde Kürt sorunun muhatabı olarak tutmaya ve "konuşturmaya" devam ediyor. Hapiste olup da dışarısı ile bu kadar çok iletişim kurabilen bir başka terörist yok, örneği ise dünyada yok.


Öcalan'ın avukatları aracılığı ile 7/8 senedir İmralı'dan dillendirdiği “Demokratik Cumhuriyet” ve “Federasyon” söylemleri her gün radyolarda, televizyonlarda, gazetelerde, internet sitelerinde yer alıyor. “Çözüm” adı altında dayattığı şartlar, siyaset arenalarında tartışılırken, 15 Ağustos’a kadar da yetiştirilip açıklanacağı ifade ediliyor. Sanki devlet fermanı!..


Şayet devlet veya devleti yönetenler, Öcalan'ı Kürt sorununa taraf olarak görmese, hapisteki terörist başı “önceden belirlediği” bir tarihte “çözüm” planı sunamaz!.. Devleti yönetenler de aynı cümle ile “çözüm” üretmeye kalkamaz!..



Neden “15 Ağustos?”

Öcalan ve diğerleri sözde çözüm önerilerini açıklanacağı tarih olarak 15 Ağustos’u işaret ediyorlar.. Neden 15 Ağustos? Açıklayalım; 15 Ağustos PKK’nın 1984 yılında Eruh ve Şemdinli'de başlattığı ilk silahlı eylem, yani Türkiye Cumhuriyetinin bölünmez bütünlüğüne karşı sözde Kürdistan’ı kurmak adına, karakol ve köyleri basarak hain terör saldırısı karşısında ilk şehitlerimizi verdiğimiz gündür. Öcalan ve DTP’ye göre; sözde Kürdistan’ın, sözde "15 Ağustos Zafer Bayramı.”



Siyasilerin ve dış güçlerin desteği ile sözde “güdümlü aydınlar” ve “yandaş medya” önceleri “Kürt Sorunu” dediler, dayattılar, olmadı!.. Sonra da “Kürt Açılımı” ve “Kürt Çalıştayı” adı altında Cumhuriyetin üniter yapısı zorlanıyor.. Türkiye adım adım kaosa sürükleniyor.. Bunlar normal mı?


Normal!..


Bir tarafta tepkisiz bir toplum, öte yanda “caniye sayın, şehitlere kelle” diyen zihniyetler ve işbirlikçileri..


Alın size “AÇILIM”.. Alın size “DEMOKRASİ”..



M. Şükrü ŞEKER



Alıntı ile Cevapla
  #2 (Konu/Yorum Adresi)  
Alt 23.08.2010, 03:22
 
Üyelik tarihi: 22.08.2010
Yorumlar: 1
Standart



Yerinde tespitler, "Bir tarafta tepkisiz bir toplum, öte yanda 'caniye sayın, şehitlere kelle' diyen zihniyetler ve işbirlikçileri.." teşekkürler..

Alıntı ile Cevapla
Konuya Yorumunuz..

KONUYU BU SİTELERDE PAYLAŞABİLİRSİNİZ..

Seçenekler

Haber Potası'nda Yapabilecekleriniz.
Konu açabilme:Hayır
Yorum yazabilme: Hayır
Resim ve yazı yükleyebilme:Hayır
Konu ve Yorumlarınızı düzeltebilme:Hayır

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



En son giriş saatiniz: 02:38


Gizlilik Policesi - Privacy Policy



UYARI: Haber Potası kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vs. materyal ve ürünleri kullanamazlar. Forum kullanıcı ve yazarlarının, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vs. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir. Söz konusu haksız kullanım nedeniyle Haber Potası’nın hiçbir hukuki sorumluluğunu bulunmamakta olup, haksız kullanım nedeniyle Haber Potası’nın üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya adli/idari para cezaları; İlgili yazıyı yazan, yasayı ihlal eden forum kullanıcılarına rücu edilecektir.


Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright © 2008-2010 Haber Potası - Telif Hakları HABER POTASI'na Aittir