HABER POTASI
 
"Memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!.." M. Kemal Atatürk
Bekleyiniz...

Geri git   HABER POTASI > Köşe Yazarlarımız > Semra KILINÇ (Köşe Yazıları)

Konuya Yorumunuz..
 
Bağlantı Adresi (link) Seçenekler
  #1 (Konu/Yorum Adresi)  
Alt 07.07.2010, 17:28
Semra KILINÇ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yayın Kurulu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 04.08.2008
Yorumlar: 311
Standart Cumhuriyet Savcılarını Göreve Çağırıyoruz..




Bu Ülkenin Kadınları Adına, Cumhuriyet Savcılıklarına Suç Duyurusunda Bulunuyor ve Savcıları Göreve Çağırıyoruz..




Kürt sorununun ‘kumalık yöntemi’yle çözülebileceğini söyleyen Rize Belediye Başkanı AK Parti'li Halil Bakırcı; “Bu gerçeği kabullenelim. İnsanlar, evlilik ihtiyaçlarını metres veya benzer şekilde tamamlıyor. Bu tip insanların bunlara girmemesi lazım. Bu bölgelerden evlilik ve hısımlıkları artırarak, devletin de teşvikiyle erkekler Güneydoğu’dan ikinci eşlerini alsınlar" Dedi..

"Önümüzdeki 30 yıl gibi bir sürede yaşanan sorunların aza ineceğine ve çözüleceğine" inandığını söyleyen Bakırcı'nın Güney doğulu kadınlara “kumalık önermesi" ülkede protestolara sebep olmuştur..


Konuyla ilgili haberler:
Cumhuriyet.. AKP'li başkandan ilginç öneri,
Radikal.. Rize Belediye Başkanı'ndan 'başka türlü bir açılım' ,
Hürriyet.. Bakırcı: Hısımlık hasımlığı ortadan kaldırır


* * * * * *



Yorum:


Halil Bakırcı'nın “hasım değil hısım” yaratalım fikri doğrultusunda, erkeklere Güneydoğu’dan ikinci eşlerini almalarını önermesi ve Güney doğulu kadınlara “kumalık” önermesi ile Güneydoğu’da ki kadınlar nezdinde tüm kadınlarımızın kişilik haklarına ve onurlarına saldırıda bulunulmuştur! Bakırcı'nın bu sözleri kabul edilebilir sözler değildir!..


Beni önce bir kadın olarak, sonra da bir insan olarak müthiş derece de sarsanı ise; bu kuma olayını uygulayan ve bu konuda eşlerine baskı bile yapan erkeklerin çokluğudur..

Ne acıdır ki, ülkemde “bulunduğu mevkii icabı, vatandaşına örnek olması gereken” zihniyetlerin bile; (Rize Belediye Başkanı AK Parti'li Halil Bakırcı gibi) utanmadan, yüzleri bile kızarmadan; kumalık sanki çok doğal bir şeymişçesine, üstelik güya, “hasım değil hısım” yaratalım fikri doğrultusunda, devletten de destek olması talebinde bulunarak, erkeklere Güneydoğu’dan ikinci eşlerini almalarını salık veren densizlerin soluduğu havayı solumak bile bana utanç veriyor..


Bu şahıs; “kadının hastalığı ya da çocuğu olmaması durumunda (burada hemen sorulması gereken bir diğer soru: “erkeğin çocuğu olmadığı taktirde izlenmesi gerekenin hangi yol olduğudur)ya da eşi varlıklı ise, kumalığı kabul etmesini doğal bir durum gibi” gösterme densizliğinde bulunmuştur..Yetmemiş, bunu ‘sanki’ erkekler açısından bir hak olarak göstermek terbiyesizliğinde de bulunmuştur..

Üstelik bu zat-ı muhterem, “Türkiye kanunlarında” bunun yasak olduğunu belirtmiş olmakla birlikte, ne yazık ki yine de uygulandığını (!) utanmadan dile getirebilmiş ve yasalarımızda suç olan; “birden fazla evliliği” övmek ve halkı bu suçu işlemeye teşvik etmiştir!..


AKP’lilerin çoğunluğunun yaptığı gibi, söyleyeceklerini beyinlerinin süzgecinden geçirme zahmetine bile girmeden, akıllarındakini kusanlar ve hemen akabinde de aldıkları tepkilerden dolayı çıkıp özür dileyenler gibi, bu şahısta aynısını yapmış ve özür dileyerek “söylediklerim yanlış anlaşıldı” (!) demiştir…

Gerek özür dilemesi, gerek parti içinde alacağı ceza ve gerek istifa etmesi bile, bu şahsın söylediklerini affettirmez!.. Gerekli yaptırımın uygulanması için;

Bu Ülkenin Kadınları Adına, bir kez daha Cumhuriyet Savcılıklarına Suç Duyurusunda Bulunuyor ve Savcıları Göreve Çağırıyoruz..


* * * * * *



Kumalığa genel bir bakış:


Kuma..

Kuma/lık nedir?

Türk Dil Kurumu’nun (TDK) açıkladığı şekli ile ‘kuma’ “bir erkeğin, nikahlısı bulunan kadınlardan her birinin ötekine göre adı, ortak.. Aynı erkekle evli olan kadınların birbirine göre adı..


TDK burada, ‘aynı erkekle evli olan’ diyor ama, bence bu, yanlış bir ifade!..

Erkek, kadınlardan sadece biri ile resmi nikah kıyarak evlendiğine göre; diğerine sadece Dini nikah adı altında nikah kıyıyor.. Bu, Medeni Kanuna göre yasak değil mi? Resmi nikah olmadan kıyılan Dini nikahın geçersiz sayılması gerekmez mi?..


Medeni kanundan sonra nikah işlerinin tamamen devletin resmi organlarınca yapılması kanunlaştırılmıştır. Bu sebepten kanunların tanımadığı, resmi geçerliliği olmayan ve çok büyük istismarlara sebep olan imam nikahı (resmi nikah olmadan) yaptırmak doğru mudur, günümüz de bunla evlilik olur mu?

Bu soruya Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunun bir Üyesi cevap açıklamasında; “günümüzde imamların kıydığı nikahın dinende geçerli olmadığını, geçerli olan nikahın devletin resmi organlarınca yapılan resmi nikah olduğunu” söylüyor.

Ve devam ediyor:

“Bu şekilde bir nikah yapmak doğru değildir. Gerek aile gerekse kadın açısından bazı mahsurları vardır. Ama şahitler huzurunda nikahın şartlarına uygun olarak nikah yapmakta geçersizdir denmez ve bu şekilde nikahlanan taraflara zina yapıyor denmez. Şahitler huzurunda dini nikah yapmak caizdir. Ancak resmi nikah olmadan dini nikah yapılmasını uygun görmüyoruz. Özellikle kadının dini ve dünyevi hukukunun korunması açısından dini nikahın yanında resmi nikahın da yapılmasını gerekli buluyoruz..”

Evet bu sözler yetkili ağızdan..


Şimdi de “kumalık” kavramına benim ve benim gibi düşünen kadınların gözü ile bakalım..


Kuma/lık, kuma giden ya da üzerine kuma gelen her iki kadın içinde, taşıması çok ağır olan aşağılayıcı ve sözde adı gelenek olan ve ama aslı, “kadına uygulanan şiddettir”

Erkek eli ile buna zorlanan iki tarafta ki kadının da, yaşarken toprağa sokulması demektir..

Kumalık, kadına uygulanan şiddetin bir başka halidir.. Hem de fiziksel şiddetten daha da ağırı.. Çünkü fiziksel şiddetin bedene verdiği zarar, bir süre sonra çürükleri de yok eder, yaraları da!..

Ama ruhun parçalanması asla tedavi edilemeyecek bir yaradır .. Fiziksel şiddette de bu böyledir; kadın asla, açılmış yarasına ve acıyan bedenine ağlamaz, O’nun göz yaşı, “ruhunun acısınadır!..”

Yani ruh yaralandı mı, tedavisi çok zordur!..

Bakmayın siz; “kadınlarda da kumalığı teşvik eden ve gönüllü olarak bunu kabul edenler var” türünden saçma söylemlere..

Hangi kadın Er’ini paylaşmak ister Allah aşkına!?..

Bu söylemler yine baskı altında tutulan ve kocasından öcü gibi korkan kadınlarımızın zoraki ifadeleridir..

Kuma konusunda konuşma ve ifade özgürlüğünü az buçuk bulanların ise söyledikleri; “Gelinlik yerine Ölüm giyiyoruz!” Olmaktadır..

Üstelik bu ifade, her iki taraf içinde yani ilk eş ve üzerine gelen kumasının da ifadeleridir!..


“Gelinlik yerine Ölüm giymek” kumalık üzerine yazılmış ve gerçek bir yaşam öyküsünden yola çıkılarak filmi yapılmış bir eser..

Yazan ise, amca oğluna para karşılığında (kendi babasının annesi ile evlenebilmesi için gerekli olan başlık parası için) hem de kuma olarak verilen halasının yaşam öyküsünü dedesi dahil tüm aile baskılarına karşı durarak, dile getirme cesareti ile kaleme alan yeğen Müjde Arslan..

Amca oğluna kuma olarak verilmesini kabul etmeyen, kumalık kavramına canı pahasına karşı duran ve bundan dolayı amca oğlunun şiddet uygulaması sonucunda da aldığı darbeler yüzünden felç kalmış, konuşamaz durumda, yatağa bağımlı kalan halanın dili, yüreği ve beyni olmuş bir yetenek yeğen Müjde Arslan..


‘Kumalık’ isimli belgesel filmle Mardin’deki kuma yaşamına objektifi doğrultan yönetmen Müjde Arslan, “Kumalık, kadına uygulanan şiddetin başka bir yüzü” diyor ve ekliyor, “bu yüzden kadınlar, kumalığı ölüm elbisesini giyerek yaşamak olarak niteliyorlar’’...

Film, Arslan’ın kuma giden, şiddet gören, felç olan halasının hikâyesini, diğer kadınlarla konuşarak bulmaya çalışmasının hikâyesi..



Bir göz gezdirmenizi isterim..

Kuma olduktan sonra artık yaşayan bir ölüsünüzdür? - Milliyet.com.tr



Susma Türkiye’min yürekli kadınları!..

Her ne olursa olsun "kumalık" kavramına karşı dur!..

Bu konuda da sesini duyur!!..




Semra KILINÇ
06 Temmuz 2010

Eklenmiş Resmin önizlemesi
cumhuriyet-savcilarini-goreve-cagiriyoruz-kuma_acilimi.pngek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  kuma_acılımı.PNG
Görüntüleme: 54
Büyüklüğü:  24,7 KB (Kilobyte)  
Alıntı ile Cevapla
Konuya Yorumunuz..

KONUYU BU SİTELERDE PAYLAŞABİLİRSİNİZ..

Seçenekler

Haber Potası'nda Yapabilecekleriniz.
Konu açabilme:Hayır
Yorum yazabilme: Hayır
Resim ve yazı yükleyebilme:Hayır
Konu ve Yorumlarınızı düzeltebilme:Hayır

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



En son giriş saatiniz: 02:39


Gizlilik Policesi - Privacy Policy



UYARI: Haber Potası kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vs. materyal ve ürünleri kullanamazlar. Forum kullanıcı ve yazarlarının, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vs. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir. Söz konusu haksız kullanım nedeniyle Haber Potası’nın hiçbir hukuki sorumluluğunu bulunmamakta olup, haksız kullanım nedeniyle Haber Potası’nın üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya adli/idari para cezaları; İlgili yazıyı yazan, yasayı ihlal eden forum kullanıcılarına rücu edilecektir.


Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Copyright © 2008-2010 Haber Potası - Telif Hakları HABER POTASI'na Aittir